Tom Ford, İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonuyla cazipliği yine tanımladı. Seksi ofis siluetleri, yanlışsız dekolteler ve akışkan formlarla dolu bu koleksiyon (gerçekten ofise bu türlü gidebilir miydik diye sorgulatacak kadar cesur) izleyiciye hem çağdaş hem de elegant bir vizyon sundu.
Bu koleksiyon, günümüz lüks markalarının pek birçoklarından farklı olarak “lüks” görünmeyi başarıyordu. Heyecan verici ayrıntılar, ustalıkla düşünülmüş kesitler ve izleyicide bıraktığı güçlü tesirle öne çıktı. Kreatif yönetici Haider Ackermann, Tom Ford’un sinematik mirasını benimseyerek modelleri sahnede bir sinema takımı üzere yönlendirdi. Onların adımları, yüz tabirleri, duruşları klasik podyum yürüyüşlerinden çok daha farklıydı, sahne ruhuna sahip yürüyüşler sergilediler.
Her modül, koleksiyonun öyküsünü destekleyen görsel anlar olarak hafızalara kazındı. Ackermann, Tom Ford’un imza havasını korurken kendi özgün stilini da güçlü bir biçimde hissettirdi.
Renkler yürekli ve canlıydı: yeşil, bebek pembesi, saten pantolon kadrolar; turuncu ve mavi tonlarında drapeli elbiseler ve etekler… Bunlar, yerin koyu lacivert yerinde birer vurgu üzere öne çıkıyordu. Bu koleksiyon izleyiciyi tam manasıyla baştan çıkaracak kadar güçlüydü.

