Paris Moda Haftası’nın açılış akşamında Saint Laurent bir defa daha kendi alanında ne kadar güçlü bir duruşa sahip olduğunu hatırlattı. Eyfel Kulesi’nin eteklerine yerleştirilen beyaz ortancalarla bezeli bahçe, iç içe geçmiş YSL logosu halinde tasarlanmıştı. Anthony Vaccarello’nun yaratıcı vizyonu, klasik Fransız şıklığını çağdaş bir tonda yine tanımladığı bir podyuma dönüştü.

Saint Laurent İlkbahar/Yaz 2026, Launchmetrics Spotlight
Koleksiyon iki farklı tarafıyla öne çıktı. Birinci yarı, markanın köklerine sıkı sıkıya bağlı, keskin ve kendinden emin bir rock’n’roll tutumuna sahipti. Deri ceket ve etekler Robert Mapplethorpe’un provokatif estetiğinden ilham alırken Vaccarello bunu rafine Parisli bir bakış açısıyla yine işledi. Deri ceketler, çok büyük fiyonklarla tamamlanan gömlekler ve güçlü aksesuarlarla tamamlanan siluetler koleksiyonun bu kısmına sert fakat denetimli bir güç kattı.
İkinci yarıda ise sahneye daha romantik lakin bir o kadar da teatral bir ruh hakimdi. 15 elbiselik final kümesi, abartılı omuz ayrıntıları ve kabarık etek formlarıyla barok bir yorum taşıyordu. Lakin kullanılan hafif naylon kumaşlar ve sportif ayrıntılar bu romantizmi vakit zaman yüzeysel kıldı, derinlikli bir duygusal bağ kurmak yerine daha çok teatral bir izlenim bıraktı.
Bella Hadid’in sessiz fakat tesirli dönüşü, vinil trençkotlar ve safari elbiseler ortasında kendine yer bulurken Vaccarello’nun Saint Laurent bayanı bir sefer daha netleşti: Feminenliğini klâsik kalıplardan ödünç almayan, ihtişamı gösterişten değil özden gelen bir karakter.
Vaccarello, Saint Laurent’ın provokatif bayan imgesini klişelerden uzak tutarak güncelledi; nostaljiye düşmeden, geçmişe hürmet duyan bir halla.

